Aşk derdiyle hoşem
Aşk acısını hastalık değil varoluşun özü sayan; tedaviyi asıl tehlike olarak gören Fuzûlî’nin en çok anılan gazellerinden.
- 1
Âşiyân-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
Günümüz Türkçesi +
1Gönül kuşumun yuvası senin dağınık saçlarındadır.
2Ey peri, nerede olursam olayım gönlüm senin yanındadır.
- 2
Aşk derdiyle hoşem, el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehr-i dermânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Aşk derdinden memnunum; ey hekim, beni tedavi etmeyi bırak.
2Çare bulma; çünkü beni öldürecek zehir tam da o çarededir.
Beyit yorumu +
Hekim iyileştirmek ister, âşık ise “Beni bu hastalıktan kurtarma” der. Çünkü Fuzûlî için aşk acısı yaşamanın kendisi; asıl zehir, onu hissedemez hâle gelmek.
- 3
Çekme dâmen nâz edip üftâdelerden, vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki dâmânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Naz edip eteğini düşkün âşıklardan çekme; onların bedduasından sakın.
2Eteğine tutunmuş eller göğe açılıp yakarmasın.
Beyit yorumu +
Şu an sevgilinin eteğine tutunan eller, itilirse göğe doğru açılacak. Aynı hareketin tutunmaktan bedduaya dönüşmesi, beyitteki nazik tehdidi keskinleştiriyor.
- 4
Gözlerim yaşın görüp şûr etme nefret kim bu hem
Ol nemektendir ki lâ‘l-i şekker-efşânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Gözyaşımın tuzunu görüp benden iğrenme.
2Bu tuz da senin şeker saçan yakut dudağındaki tattandır.
Beyit yorumu +
Bir yanda tuzlu gözyaşı, öte yanda şeker saçan dudak. Fuzûlî acısını bile sevgiliye bağlayarak “Bende gördüğün bu tat da senden kaldı” diyor.
- 5
Mest-i hâb-ı nâz iken cem‘ et dil-i sad-pâremi
Kim onun her pâresi bir nevk-i müjgânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Naz uykusuyla mestken yüz parçaya bölünmüş gönlümü topla.
2Çünkü her parçası kirpiklerinden birinin ucunda kaldı.
Beyit yorumu +
Sevgili uykuda, kirpikleri ise çalışmaya devam eden küçük oklar gibi. Âşığın parçalanmış gönlünün her parçası başka bir kirpiğin ucunda asılı duruyor.
- 6
Bes ki hicrânındadır hâsiyyet-i kat‘-ı hayât
Ol hayât ehline hayrânım ki hicrânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Ayrılığında hayatı kesip bitiren öyle bir özellik var ki
2Senden ayrı olduğu hâlde yaşayanlara şaşıyorum.
Beyit yorumu +
Ayrılık o kadar öldürücü ki Fuzûlî asıl ölenlere değil, hâlâ yaşayabilenlere şaşırıyor. Beklentiyi tersine çeviren bu soru, hasreti bir duygu değil hayat belirtisini kesen güç yapıyor.
- 7
Ey Fuzûlî, şem‘-veş mutlak açılmaz yanmadan
Tâblar kim sünbülünden rişte-i cânındadır
Günümüz Türkçesi +
1Ey Fuzûlî, can ipliğinin sevgilinin sümbül saçındaki kıvrımları
2Mum fitili gibi yanmadan asla çözülmez.
Beyit yorumu +
Can ipliği sevgilinin kıvrımlı saçına dolaşmış bir mum fitili gibi. Bu düğüm elle değil ateşle çözülüyor: Âşık ancak yanarak kurtulabilir.
Metnin kaynağı
Metin, TEİS’te Ali Nihad Tarlan’ın 1950 tarihli Fuzûlî Dîvânı yayınına atıfla verilen gazelden alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
Şairin bedeni nerede olursa olsun gönül kuşunun adresi belli: sevgilinin dağınık saçları. Uzaklık böylece kilometreyle değil, kalbin yuvasından ayrı kalmasıyla ölçülüyor.