Şiirler/Fuzûlî/Beni candan usandırdı
Kaynaklı metin
Gazel · 16. yüzyıl

Beni candan usandırdı

Âşığın bitmeyen cefaya, ayrılığa ve kara bahta yönelttiği sorularla ilerleyen; besteleriyle de geniş kitlelere ulaşmış ünlü gazel.

Günümüz Türkçesi
Özgün metin
  1. 1

    Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?

    Felekler yandı âhımdan, murâdım şem‘i yanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Sevgilinin eziyeti beni canımdan bezdirdi; o eziyetten hiç usanmaz mı?

    2Âhımla gökler yandı; dileğimin mumu hâlâ yanmaz mı?

    Beyit yorumu +

    Fuzûlî önce göğü yakacak büyüklükte bir âh çıkarıyor, sonra tek bir dilek mumunun bile yanmadığını görüyor. Duygu sonsuz, karşılığı yok denecek kadar küçük.

  2. 2

    Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân

    Neçin kılmaz bana dermân, beni bîmâr sanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Sevgili bütün hastalara dertlerinin devasını bağışlıyor.

    2Neden bana çare olmuyor; beni hasta saymıyor mu?

    Beyit yorumu +

    Sevgili herkesi iyileştiren bir hekim; kapısında yalnız Fuzûlî bekletiliyor. “Beni hasta saymıyor mu?” sorusu hem kırgın bir serzeniş hem de ince bir suçlama.

  3. 3

    Gamım pinhân kılardım ben, dediler yâre kıl rûşen

    Desem ol bî-vefâ bilmem, inanır mı inanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Kederimi gizlerdim; bana onu sevgiliye açıklamamı söylediler.

    2Söylesem o vefasız inanır mı, inanmaz mı bilmiyorum.

    Beyit yorumu +

    Derdini söylese sevgili inanmayabilir; söylemese acı içinde büyüyecek. Beyit, bir mesajı yazıp silmek kadar tanıdık bir kararsızlığı yüzyıllar öncesinden yakalıyor.

  4. 4

    Şeb-i hicrân yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım

    Uyandırır halkı efgânım, kara bahtım uyanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Ayrılık gecesinde canım yanar, ağlayan gözüm kan döker.

    2Feryadım herkesi uyandırır da kara bahtım uyanmaz mı?

    Beyit yorumu +

    Feryat bütün halkı uyandırıyor, fakat şairin talihi uyumaya devam ediyor. Beytin en dokunaklı kişisi “kara baht”: Sanki kulakları var da yine de duymuyor.

  5. 5

    Gül-i ruhsârına karşı gözümden kanlı akar su

    Habîbim fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Gül yüzüne bakarken gözümden kanlı yaşlar akıyor.

    2Sevgilim, bu gül mevsimidir; akan sular bulanmaz mı?

    Beyit yorumu +

    Dışarıda bahar ve gül mevsimi, içeride kanlı gözyaşı var. Fuzûlî iki mevsimi tek manzarada çarpıştırıyor: Dünya açarken âşığın içi kararıyor.

  6. 6

    Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil

    Bana ta‘n eyleyen gâfil seni görgeç utanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Sana yönelmiş değildim; aklımı sen aldın.

    2Beni ayıplayan kişi seni görünce utanmaz mı?

    Beyit yorumu +

    Şairin savunması hazır: “Ben başlamadım, beni bu hâle sen getirdin.” Onu ayıplayan kişi sevgiliyi bir kez görse kendi hükmünden utanacak; aşk böylece kusur değil, kaçınılmaz bir sonuç oluyor.

  7. 7

    Fuzûlî rind ü şeydâdır, hemîşe halka rüsvâdır

    Sorun kim bu ne sevdâdır, bu sevdâdan usanmaz mı?

    Günümüz Türkçesi +

    1Fuzûlî çılgın ve kalender bir âşıktır; her zaman halka rezil görünür.

    2Sorun ona: Bu nasıl bir sevdadır, bu sevdadan usanmaz mı?

    Beyit yorumu +

    Son soru artık sevgiliye değil, Fuzûlî’ye yöneliyor. Herkes onun aşkını delilik sayarken o, utanmayı değil aşkından vazgeçmeyi imkânsız buluyor.

Kaynak

Metnin kaynağı

Türkçe Vikikaynak’taki 173072 numaralı sürüm esas alındı; yazım, okunabilirlik için sınırlı biçimde düzenlendi.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Fuzûlî şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →