Aşkın aldı benden beni
İlahi aşkın benliği eritmesini, varlık ve yokluk ayrımını aşmasını ‘bana seni gerek seni’ redifiyle söyleyen güçlü bir tekke şiiri klasiği.
- 1
Aşkın aldı benden beni, bana seni gerek seni
Ben yanaram dün ü günü, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Aşkın beni kendi benliğimden aldı; bana yalnız Sen gereksin.
2Gece gündüz bu aşkla yanıyorum; bana yalnız Sen gereksin.
- 2
Ne varlığa sevinirem, ne yokluğa yerinürem
Aşkın ile avunuram, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Ne zenginliğe ve var olmaya aşırı sevinirim ne de yoksunluğa üzülürüm.
2Senin aşkınla teselli bulurum; bana yalnız Sen gereksin.
Beyit yorumu +
Varlık ile yokluk normalde insanı iki ayrı yöne savurur: Biri sevindirir, öteki üzer. Yunus ikisini de merkezin dışına çıkarıyor; mutluluğunun ölçüsünü sahip oldukları değil, bağlandığı aşk belirliyor.
- 3
Aşkın âşıklar öldürür, aşk denizine daldırır
Tecelliyile doldurur, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Senin aşkın âşığın benliğini öldürür ve onu aşk denizine daldırır.
2Sonra onu ilahi görünüş ve yakınlıkla doldurur; bana yalnız Sen gereksin.
Beyit yorumu +
Ölmek ve dolmak art arda geliyor: Benlik boşalmadan tecelliye yer açılamıyor. Deniz imgesi, âşığın kıyıda duran bir seyirci değil sınırlarını kaybederek suya karışan biri olduğunu hissettiriyor.
- 4
Aşkın şarabından içem, Mecnun olup dağa düşem
Sensin dün ü gün endişem, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Aşkının şarabından içip Mecnun gibi kendimden geçerek dağlara düşeyim.
2Gece gündüz zihnimi dolduran yalnız Sensin; bana yalnız Sen gereksin.
Beyit yorumu +
Şarap sarhoşluğu aklın sıradan denetimini, Mecnun ise dünyadan vazgeçiren aşkı temsil ediyor. Yunus’un ‘endişesi’ kaygıdan çok sürekli düşüncedir: Zihin başka her şeyi unutacak kadar tek bir sevgiliyle doludur.
- 5
Sofilere sohbet gerek, ahilere ahret gerek
Mecnun’lara Leylâ gerek, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Sûfilere manevi sohbet, ahilere ahiret mutluluğu gerek.
2Mecnunlara Leyla gerek; bana ise yalnız Sen gereksin.
Beyit yorumu +
Şair herkese yöneldiği hedefi bırakıyor, sonra kendi isteğini bunların yanına değil üstüne koyuyor. Leyla bile aşkın son durağı değildir; Yunus, simgeyi aşarak doğrudan ilahi sevgiliyi ister.
- 6
Eğer beni öldüreler, külüm göğe savuralar
Toprağım anda çağıra, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Beni öldürüp külümü göğe savursalar bile
2toprağım bulunduğu yerde ‘bana yalnız Sen gereksin’ diye seslenir.
Beyit yorumu +
Ses bedenden bağımsızlaşıyor. Ölüm, yakılmak ve savrulmak dahi isteği susturamıyorsa aşk geçici bir duygu değil varlığın maddesine işlemiş bir yöneliştir; beden dağılsa da yön değişmiyor.
- 7
Yunus dürür benim adım, gün geldikçe artar odum
İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni
Günümüz Türkçesi +
1Benim adım Yunus’tur; gün geçtikçe içimdeki ateş büyür.
2Bu dünyada da öte dünyada da tek amacım Sensin; bana yalnız Sen gereksin.
Beyit yorumu +
Mahlas beyti şiiri kişisel bir imzayla kapatırken ateşi söndürmez, büyütür. ‘İki cihan’ sözü dünyevi ödülü de cennet beklentisini de dışarıda bırakır; istenen, hediyeler değil doğrudan doğruya sevgilidir.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 133694 numaralı sürümde yan yana verilen iki basılı tanıktan, Bektaşî Şairleri ve Nefesleri’ndeki yedi beyitlik metin esas alındı. Sayfadaki farklı varyant kaynak notunda korunmaktadır.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Beyit yorumu +
İlk dizedeki ‘benden beni almak’, aşkın kişiye yeni bir şey eklemesinden çok eski benliği çözmesidir. Her beyitte dönen ‘seni gerek seni’ sözü, arzular çoğaldıkça değil tek bir yöne toplandıkça güçlenen bir kalbin nabzı gibi çalışıyor.