Dağlar ile taşlar ile
Dağları, kuşları, peygamberleri ve bütün varlığı ortak bir zikrin içine çağıran; tabiatla insanın sesini birleştiren yedi dörtlüklük ilahi.
- 1
Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Dağlarla ve taşlarla birlikte
2Sana sesleneyim, ey Rabbim.
3Şafak vakti kuşların sesine katılarak
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
- 2
Sular dibinde mâhî ile
Sahralarda âhû ile
Abdal olup yâ Hû ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Suların altındaki balıklarla
2kırlardaki ceylanlarla birlikte
3bir derviş olup ‘Yâ Hû’ diyerek
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
Su altından uçsuz bucaksız kırların ortasına uzanan dörtlükte hiçbir canlı ibadetin dışında kalmıyor. ‘Abdal olmak’, bu büyük koroda öne çıkmak değil sadeleşip diğer varlıklarla aynı çağrıya katılmak demek.
- 3
Gökyüzünde İsa ile
Tûr Dağı’nda Mûsâ ile
Elindeki asâ ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Gökyüzündeki İsa ile
2Tûr Dağı’nda vahye erişen Musa ile
3onun elindeki asa mucizesini anarak
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
İsa’nın göğe yükselişiyle Musa’nın dağdaki buluşması tek dörtlükte birleşiyor. Coğrafya değişse de çağrının yönü aynı: Yunus, peygamber kıssalarını geçmişte kalmış hikâyeler değil bugünkü zikre eşlik eden canlı hatıralar olarak kuruyor.
- 4
Derd-i aşkın Eyyûb ile
Gözü yaşlı Yâkub ile
Ol Muhammed mahbûb ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Aşk derdine sabreden Eyyûb ile
2özlemden gözleri yaşaran Yakup ile
3Senin sevgilin olan Muhammed ile birlikte
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
Eyyûb sabrı, Yakup ayrılık gözyaşını, Muhammed ise sevgiyi taşıyor. Yunus kendi duygusunu bu üç büyük anlatının yanına yerleştirirken acıyı kişisel bir yakınma olmaktan çıkarıp insanlığın ortak kulluk diline bağlıyor.
- 5
Hamd ü şükrullah ile
Vasf-ı Kul hüvallah ile
Dâimâ zikrullah ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Övgü ve şükürle
2‘De ki: O Allah birdir’ ayetini anarak
3Allah’ı sürekli hatırda tutarak
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
Bu dörtlük şiirin eylemini açıkça adlandırıyor: Hamd, şükür ve zikir. Tekrar edilen çağrı, yalnız estetik bir nakarat değil şiirin anlattığı zikrin bizzat kendisi; okur da her dönüşte bu ritme katılıyor.
- 6
Bilmişim dünya hâlini
Terk ettim kîl ü kâlini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Dünyanın geçici ve oyalayıcı hâlini anladım.
2Onun bitmeyen dedikodusunu ve boş sözünü bıraktım.
3Başım açık, ayağım çıplak ve gösterişsiz biçimde
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
Dünyayı bilmek burada daha çok bilgi biriktirmek değil, gürültüsünü terk edebilmektir. Baş açıklığı ve çıplak ayak, yoksunluktan çok araya unvan, eşya ve gösteriş koymadan çıkılan yalın yolculuğu görünür kılıyor.
- 7
Yunus okur diller ile
Kumrular bülbüller ile
Hakk’ı seven kullar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Günümüz Türkçesi +
1Yunus bütün diller ve seslerle okur.
2Kumrularla, bülbüllerle birlikte
3Hakk’ı seven insanlara katılarak
4Sana sesleneyim, ey Rabbim.
Dörtlük yorumu +
Başlangıçtaki kuşlar finalde yeniden geliyor ve şiiri dairesel biçimde kapatıyor. Yunus’un dili tek başına yeterli değil; kumrunun sesi ve başka sevenlerin nefesiyle çoğaldığında dua kişisel olmaktan çıkıp ortak bir ezgiye dönüşüyor.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 164116 numaralı ‘Çağırayım Mevlâm seni’ sürümü esas alındı. Sayfadaki alternatif söyleyiş dipnotu kaynakta görülebilir.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
Şair yalnız başına dua etmiyor; dağları, taşları ve kuşları kendi sesine ortak ediyor. Seher vakti, tabiatın uyanışıyla iç uyanışın kesiştiği an oluyor; zikir insanın ağzından çıkıp bütün manzaraya yayılıyor.