Şiirler/Bâkî/Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan
Kaynaklı metin
Gazel · 16. yüzyıl

Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan

Sonbaharı yalnız bir tabiat manzarası olarak değil, itibardan düşme, dünyadan soyunma ve zamandan şikâyet etme hâli olarak okuyan beş beyitlik hazan gazeli.

Özgün metin
  1. 1

    Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan

    Düşdi çemende berg-i dıraht itibârdan

    Günümüz Türkçesi +

    1Bahar mevsiminden ne ad ne de bir iz kaldı.

    2Ağaç yaprağı bahçede yere düşüp itibarını kaybetti.

    Beyit yorumu +

    ‘Düşmek’ hem daldan yere inmeyi hem toplum içindeki değerini yitirmeyi anlatır. Bâkî sonbaharı renk değişiminden önce bir statü kaybı olarak görür; yüksekteyken saygı gören yaprak, yere değdiği anda sıradanlaşır.

  2. 2

    Eşcâr-ı bâg hırka-i tecrîde girdiler

    Bâd-ı hazân çemende el aldı çenârdan

    Günümüz Türkçesi +

    1Bahçenin ağaçları dünyadan soyunma hırkasını giydi.

    2Sonbahar rüzgârı bahçede çınarın elini, yani yapraklarını aldı.

    Beyit yorumu +

    Yapraksız ağaçlar, dünya bağlarından sıyrılmış dervişler gibi ‘tecrit hırkası’ giyer. Çınar yaprağının ele benzeyen biçimi de ‘el almak’ deyimini canlandırır: Rüzgâr hem yaprağı koparır hem sanki çınarı bir tarikata kabul eder.

  3. 3

    Her yañadan ayagına altun akup gelür

    Eşcâr-ı bâg himmet umar cüy-bârdan

    Günümüz Türkçesi +

    1Her yandan ağacın ayağına altın gibi sarı yapraklar akıp geliyor.

    2Yine de bahçenin ağaçları dereden yardım bekliyor.

    Beyit yorumu +

    Ağacın ayağına servet gibi altın yapraklar yığılırken o hâlâ sudan himmet bekler. Görüntü zengin, canlı ise yoksuldur; beyit sahip olmakla beslenmek arasındaki farkı sonbahar manzarasına gizler.

  4. 4

    Sahn-ı çemende turma salınsun sabâ ile

    Âzâdedür nihâl bu gün berg ü bârdan

    Günümüz Türkçesi +

    1Fidan bahçenin ortasında durmasın, sabah rüzgârıyla salınsın.

    2Çünkü bugün yapraktan ve meyveden kurtulup özgürleşmiştir.

    Beyit yorumu +

    Yaprak ve meyve normalde ağacın zenginliğidir; burada yük sayılarak tersine çevrilir. Kaybın ardından gelen hafiflik, ‘âzâde’ fidanı rüzgârla dans ettirir ve hazan şiirine beklenmedik bir özgürlük anı açar.

  5. 5

    Bâkî çemende hayli perişan imiş varak

    Beñzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan

    Günümüz Türkçesi +

    1Ey Bâkî, bahçede yapraklar epey dağılmış ve perişan görünüyor.

    2Anlaşılan onların da zamandan ve rüzgârdan bir şikâyeti var.

    Beyit yorumu +

    ‘Rüzgâr’ hem esen hava hem zaman ve talih anlamına gelir. Dağılan yaprakların şikâyeti böylece yalnız hava olayına değil insanı yerinden eden devrana yönelir; şair kendi huzursuzluğunu tabiata söyletir.

Kaynak

Metnin kaynağı

Sabahattin Küçük neşrindeki Bâkî Dîvânı’nın 371 numaralı gazeli (PDF s. 238) esas alındı; ‘turma’ ve ‘rüzgâr’ biçimleri tenkitli metne göre korundu.

Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Okumaya devam edin

Bâkî şiirleri arasında gezinin

Şair profiline dön →