Ölüm ardıma düşüp yorulma
Ölümü karşısına alıp onunla konuşan; yaşamaya, yaylalara ve yakınlara biraz daha zaman isteyen güçlü koşma.
- 1
Ölüm ardıma da düşüp yorulma
Var git ölüm bir zamanda gene gel
Akıbet alırsın koymazsın beni
Var git ölüm bir zamanda gene gel
Günümüz Türkçesi +
1Ey ölüm, peşime düşüp kendini yorma; şimdilik git, başka bir zaman gel.
2Sonunda beni nasıl olsa alacaksın; ama şimdi git ve sonra dön.
- 2
Şöyle bir vakitler yiyip içerken
Yiyip içip yaylalarda gezerken
Gene mi geldin ben senden kaçarken
Var git ölüm bir zamanda gene gel
Günümüz Türkçesi +
1Daha yiyip içtiğim, yaylalarda dolaştığım bir çağdayım.
2Ben senden kaçarken yine mi geldin; şimdi git, sonra gel.
Dörtlük yorumu +
Ölüm kapıya gelmişken şair sofrayı, yaylayı ve gezmeyi sayıyor. Yaşamak büyük sözlerle değil, henüz vazgeçmek istemediği küçük ve somut sevinçlerle savunuluyor.
- 3
Çıkıp bozkurtlarla ulaşamadan
Yalan dünya sana çıkışamadan
Eşimle dostumla buluşamadan
Var git ölüm bir zamanda gene gel
Günümüz Türkçesi +
1Bozkurtlarla dağlara çıkamadan, şu yalan dünyayla hesaplaşamadan
2Eşimle dostumla buluşamadan gelme; şimdi git, sonra dön.
Dörtlük yorumu +
Ölümün karşısına tamamlanmamış bir liste çıkarılıyor: gidilecek dağlar, dünya ile görülecek hesap, kavuşulacak dostlar var. İstenen ek süre korkudan değil, yarım kalan hayattan doğuyor.
- 4
Karacaoğlan der ki derdim pek beter
Bahçede bülbüller şakıyıp öter
Anayı atayı dün aldın yeter
Var git ölüm bir zamanda gene gel
Günümüz Türkçesi +
1Karacaoğlan der ki: Derdim çok ağır; bahçede bülbüller hâlâ ötüyor.
2Daha dün anamı babamı aldın, bu kadarı yeter; şimdi git, sonra gel.
Dörtlük yorumu +
Bahçede bülbüller hâlâ öterken ölüm çoktan anneyle babayı almış. “Dün aldın, yeter” sözü ölümle yapılan en insani pazarlık: Acının biraz olsun ara vermesini istemek.
Metnin kaynağı
Türkçe Vikikaynak’taki 138914 numaralı sürüm esas alındı.
Kaynak sayfasını aç ↗Günümüz Türkçesi ve yorumlar Dizegâh editoryası tarafından hazırlanmıştır.
Dörtlük yorumu +
Karacaoğlan ölümden kaçamayacağını biliyor ama yine de onunla pazarlığa oturuyor: “Nasıl olsa kazanacaksın, bugünlük peşimi bırak.” Bu sakin meydan okuma türküyü hem hüzünlü hem dirençli kılıyor.